Salonda spor yapan kokoş tiplere katıldım.
Evlenmek falan çok boş iş hacı.
Hayatınızda istisna olmuş, size birşeyler katmış olan birilerinin öldüğü yaşta olmak garip.
Posted by mimi wonka in Franz Kafka's The Blue Octavo Notebooks, Odysseus, Prometheus, Yel Değirmenleri
Geceden korku. Gece olmamasından korku.
Ruhsal bir savaşımda, kendinin olanla dışarıdan geleni birbirinden ayırma saçmalığı (çok ağır bir söz).
Mutlak olana göre bütün bilim, bir yöntembilimdir. Öyleyse, su götürmez biçimde yöntembilimsel olandan korkmaya gerek yok. İşe yaramaz bir kabuk; ama Bir Olan’ın dışında bütün öbür şeylerden fazla bir şey değil.
Hepimiz bir savaş sürdürüyoruz. (Eğer, temel sorunun saldırısına uğrarasam, silahlarımı almak için arkama döner, ama silahların hangisini seçeceğime karar veremem, ve hatta seçebilsem bile, bana ait olmayan silahları seçmeye yazgılıyım, çünkü hepimizin silah deposu aynı.) Sadece kendime ait bir savaşı sürdüremem; eğer bir kere özgür olduğuma inanırsam, eğer bir kere çevremde hiç kimseyi göremesem, çok geçmeden bunun, benim o kadar çabuk kavrayamadığım ya da hiç anlayamadığım, genel durumun bir sonucu olarak üzerimdeki görevi üstlenmek zorunda kaldığım ortaya çıkıyor. Bu, hiç kuşkusuz, savaşta öncü ve artçı süvarilerin, pusuya yatarak ateş edenlerin, savaşın tüm alışkanlık ve anormalliklerinin olduğu gerçeğini dışlamaz, ama hiç kimsenin bağımsız savaş sürdüremeyeceği gerçeğini ortaya koyar.

Müzik konusunda tüketici biriyim.
Akşam Olunca Eve Dönüş Yolunda Dinlenen Şarkılar Vol.5
Posted by mimi wonka in akşam olunca eve dönüş yolunda dinlenen şarkılar
Posted by mimi wonka in biz heybeli'de her gece mehtaba çıkarız polis gelip zorla indirir, günden geriye kalanlar..., lak lak geçmişi
Yolda yürüyoruz sağımda tanıdığım insanlardan biri var falan, kaç zaman olmuş görüşmemişiz, öyle yürüyoruz hani amaç yok, vakit geçsin... Yaz gelmiş işte , normal olarak masaları kapıların dışına çıkan kafelerde bir sürü güzel insan oturuyor. Kahkahalar almış başını gidiyor vs. bir konuşma geçti aramızda daha çok takışma-atışma gibi birşey aslında. Şöyle birşey hatırladığım cümleleriyle;
- şu gördüğün insanlar var ya aslında hiç biri orda oturdukları için rahat değiller.
- nerden anladın?
- anlamak için çaba sarf etmeye gerek yok ki, onlar da statüleri soyadları ne olursa olsun sıradan basit insanlar ve hepsi de tabaklarındakileri yerken veya minik fincanlarındaki tadını aslında hiç sevmedikleri filtre kahvelerini içerken sadece dışarıya iyi görünmeyi amaçlıyorlar. o yüzden gözünde boyutsal matematiğin sınırlarını zorlayan ve insan yüzünün okunaklığını zorlaştıran o gözlüklerden takıyor o kadınlar ve yine aynı şekilde her 10dk.da bir sanki bir yere yetişeceklermiş gibi pahalı saatlerine bakıyor adamlar. dikkat çekmek için hepsi.
- eee?
- ee derken?
- eeee diyorum eee?
- yani aslında hepsi olmak istedikleri veya olmak zorunda olduklarını hissettikleri kişilerin kılığına girmiş sahte tipler.
- bu mudur yani abicim bu mudur?
- ne midir lan!
- bence senin acilen bir lisenin kapısından içeri girip beden eğitimi dersine falan katılman lazım dar alanda kısa paslar sotadan kornerler falan iyi gelir sana, beton üzeri çift kale ha ne dersin...
- oooo ama kalbimi kırdınız matmazel.
- ya bi siktir git abicim, sana ne lan kimin ne gibi bir tavır takındığından ninem misin sen?
- ahaha sinir yaptı, ne düşünüyorsun söyle bak dinliycem harbi dalga da geçmiycem.
- siee.
- ahahahahaha.
- boyutsal matematik diye bişey de yok sallama bi tarafından.
- var.
- boyutsal analiz o, boyutun matematik hesabı olur sadece.
- fizikte senden iyiyim tartışmayalım.
- eh Einstein bile kozmolojik sabiti anlamada hata yapmıştı.
- senin kozmolojik sabiti bildiğine inanmamı beklemiyorsun herhalde.
- eh Salma Hayek'in göğüslerinin silikon olmadığına da inanmıyordun sen.
- kafamı karıştırmaya çalışıyorsun değil mi?
.
.
.
Sonra bu devam etti böyle en son susadık, bizde gidip oturduk o kafelerden birinin dış mekan masasına ben soda içtim o bira söyledi. O an kendimce başka bir şeye kızgın olduğum için fark etmemiştim ama bugün aynı yerde aynı manzarayla karşılaşıp hala aynı gözlükleri ve saatleri görüp, eşyanın insan üzerindeki ezici üstünlüğünü, insanın eşyaya kendini ezdirdiğini ve eşyayla başklarını ezme isteği içinde olduğunu görünce...
O değil acaba biz mi onlar gibiyiz yoksa onlar mı aslında bizler gibi, bu ne yaman çelişkidir a dostlar!
________________________________________________________________
Yanımdakine diyorum ki;
- bana ne lan hatta herkese ne. kim ne yaparsa yapsın deyip sonra herkesin bilmem neyine kulp takmıyor mu millet. ne anlamı var o zaman özgürlükçüyüz biz diye naralar atmanın. kimi kandırıyorsunuz. hepinizin özgürlüğü bir başkasının burnunun ucuna kadar. oturun oturduğunuz yere yani kime bu artistlenmeler aşmış insan, evrimin yeni halkası ayakları falan...
- yavaş amk, müzik dinliyoruz şurda.
- sesini aç lan sende benim müzikçalarım zaten o, kime dayılanıyorsun!
- köpeği üstüne salarım!
- senin köpeğin yok.
- olsaydı üzerine salardım.
- ...... bazen gerçekten tüketiyorsun beni, müziğini dinle.
- peki.
Çıkarımlarımın siklenmediği ortamlarda hayatımı geçiriyorum ve bu bana çok koyuyor harbi...
________________________________________________________________
i love you c-mix. sen benim herşeyimden biraz daha az birşeysin ama ona yakın birşeyimsin.
________________________________________________________________
- hanımefendi poşetinize bakabilir miyim lütfen?
- neden çok mu beğendiniz.
- anlamadım.
- hea içine bakacaksınız bomba falan var mı diye tamam tamam.
HIII NE BOMBA MI DEDİ BOMBA MI VARMIŞ!
Bayılıyorum; alışveriş merkezi girişinde elimdeki kitap poşetine bakmak isteyen görevlinin ne dediğini anlamamış numarası yapmaya ve arkamdaki güruhun sarf ettiğim cümelnin içinden sadece "bomba" kelimesini duyup heycan yaratma girişimlerine.
- Chuck Palahniuk bu, bomba etkisi yapar bence, burda kalsın çıkarken alırım sorun değil.
- buyrun poşetiniz hanımefendi.
- seni biliin bacım.
________________________________________________________________
- polis çağırın izinsiz eylem var!
- hani nerde ya?
- işte orda.
(ortaköy sahil, güvercinler toplaşmış hep bir gagadan guhuhguhuhuguhughu diyorlar)
- kırmak da istemiyorum ama asla iyi bir nüktedan olamayacaksın.
- bu sıcakta bu kadarı Mimiciğim, idare et.
- şimdi de "idare edemem anne idare edemem, idare edemem" dememi bekliyorsun değil mi.
- bence kalbimi kırdığına değmiyor. gerçekten...
- adını vermeden rezil edeceğim unutturma.
- tabi.
ben...
- mimi wonka
- ne olduğunu bilmemenin ne olacağım korkusu atlıkarınca sefası pembe pamuk helvam kurtarcım peter pan sıradanlığın sadeliği basitliğin simetriği ruhumun hapisliği yine de nefes almak derin derin... Bütün bunlar çok saçma ve gülünç şeyler. Ben sokakta yürüken rastlayabileceğiniz sıradan biriyim... Abarttığımız kadar muhteşem yaratıklar değiliz hiçbirimiz, kasmaya gerek yok yani...
arşivcilik...
-
▼
2009
(42)
-
►
Mart
(10)
- ...peki ya çanta hiç eksiksiz geri geldi desem! Ka...
- Mimi çok salaktır. Çantasını kaybetti, fotoğraf ma...
- ... en çok da biz ile başlayan cümleler kuran ins...
- Akşam Olunca Eve Dönüş Yolunda Dinlenen Şarkılar V...
- bu bir deneme yazısıdır lütfen dikkate almayınız. ...
- Hepsi birer Cohen anasını satayım. O değil Cohen k...
- Hafta sonu hem giyecek eşyam yok hemde annemler ha...
- ne demiş pek sevgili Buika; ... Boyumu aşan bir l...
- Sabah 9'da uyanıp akşamüstü 5'e kadar kafanın için...
- Hala işsiz bir Mimi olarak oturmuş "Don't Panic" d...
-
►
Ocak
(9)
- Gidip Emmenez-Moi dinleyin derim, mum yakın, tüt...
- politik fikir şeysi.
- 8 gün önce burktuğum ve bilmem ne bağlarımı zedel...
- uyanınca mırıldanılan şarkılar vol.4
- höööaaah!..
- sitcom yaşamlar
- Dün insanlığı kurtardık...
- . . . Şimdi işin ilginç yanı gazetecilik okuyor o...
- double ep öncesi ısınma turları (and come on over,...
-
►
Mart
(10)
kategorize...
- günden geriye kalanlar...
- Mimi Wonka's Shoe Box
- müzik
- neden-sonuç
- günce
- notlar
- eğlence
- kusmuk analizler
- yaşamsallık
- güncel
- fotoğraf
- kıskanılan kelimeler
- lak lak geçmişi
- çalışma halleri
- film
- okul
- bağımsız satır başları
- aktivite
- akşam olunca eve dönüş yolunda dinlenen şarkılar
- kitap
- uyanınca mırıldanılan şarkılar
- mim
- sinema
- Franz Kafka's The Blue Octavo Notebooks
- beirut
- kelimenin anlattığı
- video
- çemkirik
- 2005 baharı
- 3326
- Arnalds
- Louis Garrel
- Odysseus
- Prometheus
- Sur le Fil
- Tiersen
- Yel Değirmenleri
- ah vah teyzeler
- anket
- ağaçlar
- ağzını burnunu kırcam yahoo
- biz heybeli'de her gece mehtaba çıkarız polis gelip zorla indirir
- boyband member vikernes
- burzum
- cicoz
- dean martin
- delikanlıysanız teker teker gelin
- drifters
- efes xtra seni yine de seviyorum
- en iyi arkadaşım
- ev hali
- evlilik müessesesi
- fuck the uniforms
- gidişim küskün oldu ama dönüşümde kolbastı çalacak
- gri perdeler
- hadi ordan
- hayvancıklar
- iletişimsizlik
- iş-güç
- kardan heykeller
- kişisel aktivite
- literatür
- mahallenin delileri
- mal varlığım
- out on the roof wait to grow up turn me around and lock me up
- peter pan
- sağlık
- soundtrack yaşamak
- spor
- the fall
- tuvalette müzik
- yakut
- çay
- ölü bedduası
- Şuuşu



